Ana içeriğe atla

Geleceği değiştirmek mümkün mü?

Geleceği değiştirmek mümkün mü?

Bilinçsiz bir şekilde yarattığımız günümüzden bilinçli olarak şekillendirebileceğimiz bir yarına ulaşabilmek mümkün mü? Yani bu dönüşüm olası bir durum mu? 

İşte yazar Erkan Sarıyıldız, yeni kitabı Geleceğini Değiştirme Kılavuzu'nda bunun mümkün olduğunu gözler önüne seriyor. Destek Yayınları arasından okura sunular kitapta okurlarına 21 günlük bir dönüşüm programı sunan yazar, bilinçsiz olarak yarattığımız bugünümüzden bilinçli olarak yaratacağımız bir geleceğe nasıl gideceğimizi anlatıyor.
Kitapta öncelikle uygulanacak olan yöntemin temelleri, ardından kimliğimize işlenmiş ve kendimizi engellememize neden olan düşünce kalıplarını dönüştürmek için yapılması gerekenler ve son olarak da bu öğrendiklerimizi nasıl hayata geçireceğimiz aktarılıyor.

Geleceği değiştirmek mümkün mü
 



1970 yılında Adana’da doğan yazar uzun eğitimler sonucu İç Hastalıkları Uzmanı bir doktor olduktan sonra hayatı sorgu¬lamak ve kendini tanımak üzere yaşadığı süreçler sonucunda hayata farklı bir bakış açısı ile bakmanın, hayatın daha önce bilmediği muhteşem bir yüzünü görmesine imkân sağladığına tanıklık etti. Kazandığı deneyimleri ve bu hikâyeyi milyonlara ulaştırmak için önce blog yazarlığıyla başlayan ardından da 10 adet kitaba ulaşan bir serüvene atıldı. Kitapları: Kendime Do¬ğuşumun Güncesi, Simurg’un Gözyaşları, Geçit, Kırkıncı Tohum, Ayak İzlerim, Tüy Gibi Hafif, Anormal Kitap, Sessiz Tango, Karanlıkta Bolero.
Yaşadığı deneyimleri ve ulaştığı sentezi kişilere aktarmak amacıyla “Kendine Doğuş Atölyesi”ni kuran yazar, şu anda hâlâ doktorluk mesleğini sürdürürken bunun yanında: “Bireysel Farkındalık Seansları”, “SCIO Kuantum Biofeedback Yöntemi ile Bütünsel Sağlık Çalışmaları”, “Theta Healing ile İ

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pharmaton Mu Supradyn Mi?

Gittikçe artan hayat temposuyla beraber insan vücudu bu tempoya ayak uyduramayıp halsiz düşebiliyor. Kısacası pes edebiliyoruz. Bu pes edişimizin bir takım sebepleri var . Bazen psikolojik bazen ise çevresel şartlardan kaynaklanıyor. Örneğin beslenme bu pes edişimizin önemli bir parçası. Gittikçe endüstriyelleşen gıda sektörü ile beraber insanlar taze ve sağlıklı besinler yerine hazır ve katkı maddesi içeren gıdalara yönelmiş durumda. Bu katkı maddesi içeren hazır gıdalar insanların beslenme ihtiyacını özellikle vitamin ve mineral yönünden sağlamakta yetersiz kalabiliyor. İşte bu durumda bir takım ilaç firmalarının ürettiği Multivitaminler devreye giriyor. Peki nedir bu multivitaminler? Vücudun ihtiyacı olan temel vitaminleri paket halinde içeren kapsüller yada tabletler. Ülkemizde en çok bilinen multivitaminler Pharmaton ve Supradyn. Bu tür takviyeler bağımlılık yapıyor mu? Bu konu hakkında açıp bakabileceğimiz bir çok tartışma dolaşıyor internette. Kesin bir bağımlılık...

Pharmaton ve Supradyn Alternatifleri

Günümüzde birçok üründe olduğu gibi vitamin piyasasında en çok reklamı yapılan ürün kazanıyor. Türkiyemizde ise en çok Pharmaton ve Supradyn kullanılıyor zira ekranlarda en çok onları görüyoruz. Peki daha iyi veya eş değer multivitaminler var mı? Sorumuzun cevabı evet. Pharmaton ve Supradyn’e kalite olarak rakip olabilecek ve hatta daha iyi diyebileceğimiz ürünler var. İşte Sıralı Liste : 1)Nature’s Supreme Multivitamin  Erkekler ve Kadınlar için ayrı ayrı satılan ambalaja sahip multivitamin. 60’lı Paketi 69 liraya satılıyor. Buda Supradyn’den biraz pahalı Pharmaton ile yakın fiyatta demek. Tüketicilerin Tercih Etme Nedenleri Erkekler için özel üretilmiş bir multivitamin seçeneği olması Patentli ham maddesi ve test edilmiş içerik kalitesi ile son zamanlarda yoğun ilgi görmesi Vitamin, mineral ve ilave bileşenleri (zerdeçal ekstresi, ginseng, l-karnitin, arjinin, taurin, koenzim q10) sayesinde daha dinç hissetmeyi sağlaması Tüketici Yorumları “Nature’s ...

Cumhuriyet Nasıl Kuruldu?

Dünya coğrafyasını, siyasetini, ekonomik ve toplumsal yapısını alt üst eden 20. Yüzyılın başlangıcı, Anadolu toprakları için de bir imparatorluğun sonu ve işgal yılları olarak tarihe geçiyordu. Memleketin her bir köşesi en güçlü ülkeler tarafından işgal edilirken sokaklarda gezen atlıların, üniformalıların hangi ülkeden olduklarını kestirmek bile zordu. Bitti, dağıldı, tükendi denilen bu topraklarda sona ermeyen şey ise bağımsızlık umudu ve inancıydı. 1919 yılında Samsun’da yakılan meşale gün be gün büyüyerek bir ulusun kurtuluş mücadelesinin tarihini yazdı. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının bağımsızlık mücadelesinde her cepheden başka bir zafer ve kahramanlık öyküsü geliyordu. Art arda kazanılan zaferler, yoktan var edilen ordu ve tek yürek halinde verilen mücadele, Türk topraklarını bağımsız kılarken büyük zaferin önderi Mustafa Kemal Atatürk için ise henüz her şey yeni başlıyordu. Bağımsızlığına kavuşan Anadolu geride kalan asırlık imparatorluk saltanatını gelenek haline...