Ana içeriğe atla

Arızalanan Hubble Uzay Teleskobu, Güvenli Moda Alındı

Hubble Uzay Teleskobu, modülün jiroskop kısmında yaşanan bir hata nedeniyle güvenli moda alındı. Baştan sona sizlere Hubble'ı anlattık.
Geçen hafta yaşanan bir sorundan dolayı, Hubble Uzay Teleskobu şu an üzerinde var olan dört jiroskoptan ikisini çalıştıramaz durumda. Şu an için Hubble güvenli modda tutuluyor.

Hubble Uzay Teleskobu nedir?

Hubble Uzay Teleskobu, ilk kez Nisan 1990 tarihinde Dünya yörüngesine oturtuldu. STS-31 görevi sırasında Discovery adı verilen uzay mekiği ile yörüngeye bırakılan bu teleskop, adını Amerikalı astronom Edwin Hubble'dan alıyor. Hubble, ilk uzay teleskobu olmasına karşın diğer uzay teleskopları ile karşılaştırıldığında en büyük ve en işlevsel olanlardan birisi.

Sorun ne?

Haliyle Hubble Teleskobu, hemen hemen 30 yaşlarına gelmiş bulunmakta ve tabii her şeyin bir yaşam süresi var. Cihazın üzerinde bulunan jiroskoplardan bazıları şu an işini yapamaz durumda. Var olan 4 jiroskoptan şu an operasyonel faaliyetini yalnızca 2 tanesi sürdürüyor. NASA ekibi şu an yedek jiroskopları çevrimiçi etkinleştirmeye çalışıyor ancak ne yapabilecekleri konusunda tam olarak fikrimiz yok.

Cihazın jiroskopları yetersiz mi kaldı?

Aslında hayır. NASA bu cihazı ilk tasarladığı dönemde içine 6 adet jiroskop koydu. Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi, bu bileşenlerin ömürleri sınırlı. Jiroskopların her biri 19.200 rpm'de sızdırmaz yüksek viskoziteli bir sıvı bölmesi içerisinde sürekli dönmekte. Jiroskop, hareketleri izlemek için açısal momentum prensibini kullanır; bu da uyduya doğru yönde işaretler vermesini sağlar. Yalnız önemli nokta; bu jiroskopları modülü hareket ettiren çark sistemi ile karıştırmamak gerek.

Hubble'ın kaç jiroskopa ihtiyacı var?

En iyi işlemleri yürütebilmek ve Hubble'ı en verimli halde tutabilmek için modülün en az üç jiroskopa ihtiyacı var. Haftasonu yapılan bazı başarısız işlemler, modüldeki jiroskop sayısını ikiye indirdi. Bilim insanları, tam verimliliğe dönebilmek için uyku halinde bulunan jiroskopları çevrimiçi hale getirmeye çalışıyorlar ancak pek işe yaradığı söylenemez. Hubble'ın gözlem yeteneği, iki jiroskop ile çok da verimli olmayacak ve sınırlı kalacaktır.

Ne yapılabillir?

Burada iki seçenek var. İlki onların da daha çok istediği gibi uyku halinde bulunan jiroskopların çevrimiçi hale getirilmesi. Bu en azından, başka bir jiroskop arızasına kadar Hubble'ın tam verimlilik ile çalışmasını sağlar. Tabii bu yedek jiroskop aktif edilirse, bundan sonra aktif edilecek yedek bir jiroskop da kalmayacak.  Diğer seçenek bir miktar daha uzun ve karmaşık, ama elle müdahale gerektirebilir ya da yeni cihazlara geçiş sağlanabilir.

Başka teleskop mu kalmadı?



Şu an NASA bu konuda yeni çalışmalar yürütüyor. Ancak bu çalışmalar bitene kadar Hubble'ın ömrünü olabildiğince uzatmak onlar için de pek önemli. NASA'nın yeni uzay teleskobu James Webb, yaşanan bir takım gecikmelerden etkilendi. Birincil ana inşaat tamamlandı ancak mühendisler titreşim testi sırasında ortaya çıkan sorunları ve anormallikleri aşmak için tasarımın üzeinde çalışıyorlar. NASA'nın bu teleskop için verdiği en yakın kullanım tarihi 2021 yılı. Yani henüz 3 sene bulunmakta.

James Webb Uzay Teleskobu hakkında daha fazla bilgi;

Bu yeni teleskop, yani James Webb Uzay Teleskobu, hassas kızılötesi tarayıcıları sayesinde Hubble'ın gözlemlediği alandan daha geniş bir alanı inceleyebilecek. Aynı zamanda bu teleskop, gökbilimcilerin evrenin kökenlerini ve yakınlarda bilinmeyen diğer gezegenleri keşfetmesini ve bunlar hakkında daha fazla şeye sahip olmasını sağlayabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pharmaton Mu Supradyn Mi?

Gittikçe artan hayat temposuyla beraber insan vücudu bu tempoya ayak uyduramayıp halsiz düşebiliyor. Kısacası pes edebiliyoruz. Bu pes edişimizin bir takım sebepleri var . Bazen psikolojik bazen ise çevresel şartlardan kaynaklanıyor. Örneğin beslenme bu pes edişimizin önemli bir parçası. Gittikçe endüstriyelleşen gıda sektörü ile beraber insanlar taze ve sağlıklı besinler yerine hazır ve katkı maddesi içeren gıdalara yönelmiş durumda. Bu katkı maddesi içeren hazır gıdalar insanların beslenme ihtiyacını özellikle vitamin ve mineral yönünden sağlamakta yetersiz kalabiliyor. İşte bu durumda bir takım ilaç firmalarının ürettiği Multivitaminler devreye giriyor. Peki nedir bu multivitaminler? Vücudun ihtiyacı olan temel vitaminleri paket halinde içeren kapsüller yada tabletler. Ülkemizde en çok bilinen multivitaminler Pharmaton ve Supradyn. Bu tür takviyeler bağımlılık yapıyor mu? Bu konu hakkında açıp bakabileceğimiz bir çok tartışma dolaşıyor internette. Kesin bir bağımlılık...

Pharmaton ve Supradyn Alternatifleri

Günümüzde birçok üründe olduğu gibi vitamin piyasasında en çok reklamı yapılan ürün kazanıyor. Türkiyemizde ise en çok Pharmaton ve Supradyn kullanılıyor zira ekranlarda en çok onları görüyoruz. Peki daha iyi veya eş değer multivitaminler var mı? Sorumuzun cevabı evet. Pharmaton ve Supradyn’e kalite olarak rakip olabilecek ve hatta daha iyi diyebileceğimiz ürünler var. İşte Sıralı Liste : 1)Nature’s Supreme Multivitamin  Erkekler ve Kadınlar için ayrı ayrı satılan ambalaja sahip multivitamin. 60’lı Paketi 69 liraya satılıyor. Buda Supradyn’den biraz pahalı Pharmaton ile yakın fiyatta demek. Tüketicilerin Tercih Etme Nedenleri Erkekler için özel üretilmiş bir multivitamin seçeneği olması Patentli ham maddesi ve test edilmiş içerik kalitesi ile son zamanlarda yoğun ilgi görmesi Vitamin, mineral ve ilave bileşenleri (zerdeçal ekstresi, ginseng, l-karnitin, arjinin, taurin, koenzim q10) sayesinde daha dinç hissetmeyi sağlaması Tüketici Yorumları “Nature’s ...

Cumhuriyet Nasıl Kuruldu?

Dünya coğrafyasını, siyasetini, ekonomik ve toplumsal yapısını alt üst eden 20. Yüzyılın başlangıcı, Anadolu toprakları için de bir imparatorluğun sonu ve işgal yılları olarak tarihe geçiyordu. Memleketin her bir köşesi en güçlü ülkeler tarafından işgal edilirken sokaklarda gezen atlıların, üniformalıların hangi ülkeden olduklarını kestirmek bile zordu. Bitti, dağıldı, tükendi denilen bu topraklarda sona ermeyen şey ise bağımsızlık umudu ve inancıydı. 1919 yılında Samsun’da yakılan meşale gün be gün büyüyerek bir ulusun kurtuluş mücadelesinin tarihini yazdı. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının bağımsızlık mücadelesinde her cepheden başka bir zafer ve kahramanlık öyküsü geliyordu. Art arda kazanılan zaferler, yoktan var edilen ordu ve tek yürek halinde verilen mücadele, Türk topraklarını bağımsız kılarken büyük zaferin önderi Mustafa Kemal Atatürk için ise henüz her şey yeni başlıyordu. Bağımsızlığına kavuşan Anadolu geride kalan asırlık imparatorluk saltanatını gelenek haline...