Ana içeriğe atla

Chrome ile Chromium arasındaki fark nedir?

Merhabalar,
Uzun süre Microsoft Windows işletim sistemi kullananların birgün Linux tabanlı bir işletim sistemine geçtiğinde mutlaka dikkatlerini çekmiştir.Evet, işletim sistemi ile beraber kurulu olarak gelen internet tarayıcısı Chromium’dan bahsediyorum.
Şahsen benim dikkatimi çekmişti. Nedir bu chromium? Neden Google Chrome ile benzer bir yapıya sahip? Neden logosu bile neredeyse aynıyken farklı bir ismi var?  Bu gibi sorular kafamı karıştırırken araştırmaya karar verdim ve sonuçlarını siz değerli okurlarımızla paylaşıyorum…
  1. Chromium;Eylül 2008 tarihinde Google tarafından başlatılan açık kaynak kodlu, özgür bir web tarayıcı projesidir. Chromium ile Google Chrome’nin temel farkı ise burada yatmaktadır. Google Chrome açık kaynak kodlu değildir. Açık kaynak kodu demek, yazılımcıya program kodlarını istediği gibi değiştirebilme özgürlüğünü vermek demektir.
  2. Chromium ile Google Chrome arasındaki farklardan bir tanesi logodur. Chromium logosu sadece mavi renk ve tonlarından oluşurken Chrome logosunda ise değişik renkler bulunur.Chrome ve Chromium arasındaki fark
  3. Bir diğer farkı ise Flash Player bütünleşmesidir. Google Chrome’a Flash Player kurmaya gerek yoktur ve Flash Player’ın getirdiği bütün olanaklar serbest bir şekilde kullanılabilir. Ancak maalesef Chromium ilk kurulduğu anda  bize bu ayrıcalığı tanımıyor…
  4. Chromium’da kullanım istatistiklerinin takibi mümkün değildir. Ancak, Google Chrome bize bu olanağı sunar.
Özetlemek gerekirse:
Chromium Projesi yada Kısaca Chromium bir proje başlangıcıdır. Google Chrome’a göre birçok eksiği vardır.
Google Chrome, Chromium Projesinin son ürünüdür.
Son bir notla bitirmek istiyorum : Tüm bu ilkelliğine rağmen Chromium, kullanıcılarına Google Chrome’da kullanılan bütün eklenti, tema ve uygulamarın kullanılmasına olanak sağlamaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pharmaton Mu Supradyn Mi?

Gittikçe artan hayat temposuyla beraber insan vücudu bu tempoya ayak uyduramayıp halsiz düşebiliyor. Kısacası pes edebiliyoruz. Bu pes edişimizin bir takım sebepleri var . Bazen psikolojik bazen ise çevresel şartlardan kaynaklanıyor. Örneğin beslenme bu pes edişimizin önemli bir parçası. Gittikçe endüstriyelleşen gıda sektörü ile beraber insanlar taze ve sağlıklı besinler yerine hazır ve katkı maddesi içeren gıdalara yönelmiş durumda. Bu katkı maddesi içeren hazır gıdalar insanların beslenme ihtiyacını özellikle vitamin ve mineral yönünden sağlamakta yetersiz kalabiliyor. İşte bu durumda bir takım ilaç firmalarının ürettiği Multivitaminler devreye giriyor. Peki nedir bu multivitaminler? Vücudun ihtiyacı olan temel vitaminleri paket halinde içeren kapsüller yada tabletler. Ülkemizde en çok bilinen multivitaminler Pharmaton ve Supradyn. Bu tür takviyeler bağımlılık yapıyor mu? Bu konu hakkında açıp bakabileceğimiz bir çok tartışma dolaşıyor internette. Kesin bir bağımlılık...

Pharmaton ve Supradyn Alternatifleri

Günümüzde birçok üründe olduğu gibi vitamin piyasasında en çok reklamı yapılan ürün kazanıyor. Türkiyemizde ise en çok Pharmaton ve Supradyn kullanılıyor zira ekranlarda en çok onları görüyoruz. Peki daha iyi veya eş değer multivitaminler var mı? Sorumuzun cevabı evet. Pharmaton ve Supradyn’e kalite olarak rakip olabilecek ve hatta daha iyi diyebileceğimiz ürünler var. İşte Sıralı Liste : 1)Nature’s Supreme Multivitamin  Erkekler ve Kadınlar için ayrı ayrı satılan ambalaja sahip multivitamin. 60’lı Paketi 69 liraya satılıyor. Buda Supradyn’den biraz pahalı Pharmaton ile yakın fiyatta demek. Tüketicilerin Tercih Etme Nedenleri Erkekler için özel üretilmiş bir multivitamin seçeneği olması Patentli ham maddesi ve test edilmiş içerik kalitesi ile son zamanlarda yoğun ilgi görmesi Vitamin, mineral ve ilave bileşenleri (zerdeçal ekstresi, ginseng, l-karnitin, arjinin, taurin, koenzim q10) sayesinde daha dinç hissetmeyi sağlaması Tüketici Yorumları “Nature’s ...

Cumhuriyet Nasıl Kuruldu?

Dünya coğrafyasını, siyasetini, ekonomik ve toplumsal yapısını alt üst eden 20. Yüzyılın başlangıcı, Anadolu toprakları için de bir imparatorluğun sonu ve işgal yılları olarak tarihe geçiyordu. Memleketin her bir köşesi en güçlü ülkeler tarafından işgal edilirken sokaklarda gezen atlıların, üniformalıların hangi ülkeden olduklarını kestirmek bile zordu. Bitti, dağıldı, tükendi denilen bu topraklarda sona ermeyen şey ise bağımsızlık umudu ve inancıydı. 1919 yılında Samsun’da yakılan meşale gün be gün büyüyerek bir ulusun kurtuluş mücadelesinin tarihini yazdı. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının bağımsızlık mücadelesinde her cepheden başka bir zafer ve kahramanlık öyküsü geliyordu. Art arda kazanılan zaferler, yoktan var edilen ordu ve tek yürek halinde verilen mücadele, Türk topraklarını bağımsız kılarken büyük zaferin önderi Mustafa Kemal Atatürk için ise henüz her şey yeni başlıyordu. Bağımsızlığına kavuşan Anadolu geride kalan asırlık imparatorluk saltanatını gelenek haline...